Gidemedim…

 

İstanbul’da doğmadım ve büyümedim de… Birçok Ankaralı gibi beni de hayat getirdi buraya. Önceleri geri dönerim sandım doğduğum, bildiğim, sevdiğim yere ama sanki yaşadığım her gün bağladılar her bir dokumu İstanbul’un dokusuna.

Hep karar verdim kaçmak için, gidemedim. Trafiğine kızdım, kalabalığına kızdım, yükselen binalarına kızdım ama İstanbul yaşamın içinde olduğumu hissettirdi hep. Öyle çok şey öğretti ki yaşarken, dinamizmi bulaştı adeta bana. Yorulmamayı, yılmamayı, mücadele etmeyi öğrendim. Trafikte beklerken zamanı nasıl kullanmak gerektiğini öğrendim. Okudum, haberleştim, radyo dinledim, etrafıma baktım, insan çeşitliliğini gördüm.

İstanbul’da kalabalıkların içinde ayakta kalabilmek için varlık göstermek gerektiğini öğrendim. Hakkımı savundum, sıramı kaptırmamayı, üst geçitte, kaldırımda, İstiklal’de sağdan yürürsem karşıdan gelen kalabalıkla çarpışmayacağımı öğrendim.

Sevdim dokularıma bağlanan dokusunu. Simitçisini sevdim, arnavut kaldırımlı yollarını, yokuşlarını sevdim. Baharda açan ve bütün şehri süsleyen erguvanlarına çarpıldım. İşim olmasa da vapura binip karşıya geçme ve geri dönme alışkanlığı edindim.

Kendisine geleni kucaklayıp sarmalamasını sevdim. Gelenin yanında getirdiklerini dokusuna katmasını sevdim. Bu nedenle değişen kültürel dokusunun kıpırtısını her an hissettim. Başka kültürlere tahammül etmeyi öğretmesini önemsedim. İtiraf etmeliyim ki bazen tahammüllerin aşıldığını da gördüm. Anadolu’dan göçle gelen aile ile komşu olan üniversiteden profesör hocamızın kapı önünde çıkarılan ayakkabıların teklerini çöpe atmasıyla eğlendim.

Kar yağınca sokağa çıkmaktan korkan İstanbullunun, güneşi görünce sokaklara dökülmesini sevdim. Maç günleri trafiğe göre rota değiştiren, mesai saatlerine göre güzergâh belirleyen, tezgâhına ne koysa satmayı beceren, ekmeğini taştan çıkaran, taşı toprağı altındır sözünü boşa çıkarmayan insanını sevdim.

Gidemedim…

Arzu Durukan

Konuk yazarımız Arzu Durukan kimdir; Yüksek Mühendis, Kültürel Antropoloji doktorası var. Gıda antropolojisi üzerine çalışıyor. Edebiyatist dergisinde öyküleri yayınlanıyor. Yeditepe Üniversitesi’nde öğretim üyesi ve Dekan Yardımcısı olarak çalışıyor.