İstanbul ve kar

Her sene yeni yıla girmeden evvel bir haber peydah olur. “Bu sene yeni yıla karla mı gireceğiz ?”  Her defasında bir heyecan, kimisine göre bir panik derken 31 Aralık akşamlarında lapa lapa kar gördüğüm bir seneye tam anlamıyla denk gelemedim. 2016 bu defa böyle olmadı. Gerçekten, haberler tahminlerle kalmayıp bu defa gerçek oldu ve 30 Aralık’ta başlayan kar yeni yılda da devam ederek, kışın geldiğini iliklerimize kadar hissettirdi. 2015’in son günü 31 Aralık’ta her yerde kar vardı.

Ne zaman İstanbul’da kar yağsa aklıma 1929 kışının görüntüleri gelir de durur. İstanbul’da neredeyse hayatın durayazdığı ve boğazın donduğu bir zaman dilimi. Adeta bilimkurgu filmlerinden fırlamış gibi sahneler…Tam iki ay süren bir kar yağışı, 6 Ocak’ta başlıyor ve 12 Mart’ta sona eriyor. Bugünümüze şükür demeden geçemiyoruz…

Aynı sene Avrupa’da da ciddi bir kış yaşanmış ve Tuna Nehri’nin donmasının ardından erimeye başlayan parçalar çözülerek Karadeniz üzerinden İstanbul Boğazı’na yürümüş. Yürüyen buz parçaları boğazın en dar noktası olan Rumelihisarı’na doğru gelmiş. Karşımıza ise şimdi fotoğraflarda görebildiğimiz oldukça ilginç anlar çıkmış.1929 kışı - istanbul

1929 kışı tekrar hatrıma gelmişken ufaktan bir araştırmaya giriştim ki karşıma iki keyifli durum çıktı. İlki, İstanbul’un Kış Günlüğü: 1929 ve 1954 Yıllarında İstanbul’da Yaşanan En Ağır Kış isimli olan bir kitaba denk geldim. Fotoğraf tarihçisi ve koleksiyoncusu Cengiz Kahraman hazırlamış ve kitap Yapı Kredi Yayınları’ndan 2015 Nisan ayında yayınlanmış. Buradan göz gezdirebiliriz.

Kitap keyifli peki ya bir de bu fotoğraflardan bir sergi olsa… Bitmesine öyle az bir zaman kalmış ki, zamanı olabilecekler için, Caddebostan Kültür Merkezi’nde 18 Aralık 2015’te başlamış olan ve 10 Ocak 2016 Pazar günü bitecek  İstanbul Kış Günlüğü sergisini gezebilirsiniz.

Ünlü bir atasözü der ki “winter is coming”; fakat bugüne tercüme edecek olur isek “winter is here”.

 

Share