Konstantin sütunu

Hepimizin bildiği çemberli taşın, namı diğer Konstantin sütunu günümüzdeki haline gelmeden önce 2 önemli dönemi vardı. Başına gelen tüm aksaklıklar, felaketler sonucunda günümüze kadar var olan bu sütunun değeri paha biçilmez. Yukarıdaki çalışmadan da göreceğiniz üzere sol taraftaki sütun dördüncü ve on ikinci yüzyıllarda var olduğu biliniyor. En sol tarafta, sütunun ilk versiyonu diyebileceğimiz hali var. Sol taraftaki görselde sütunun tepesinde Konstantin’in elinde dünyayı bir küre olarak sol elinde tuttuğu bir heykel bulunuyor. Burada Konstantin güneş tanrısı Apollon şeklinde gösterilmiştir. Bu hali ile sütun on ikinci yüz yıla kadar bütünlüğünü koruyor.

Daha sonra 12. ve 15. yüz yıllar arasında dinin dominantlığı sonucu ve elbette Konstantin heykelinin zarar görmesi üzerine yerini haç aldı. Konstantinopolis’in alınışıyla birlikte söz konusu haç indiriliyor ve sütun 15. yüzyıldan beri şu anki hali ile varlığını sürdürüyor.

Sütun 10 metre yüksekliğinde taş bir kaideden ve bunun üzerinde yükselen porfir sütundan oluşur. Büyük Konstantin Nova Roma’yı (yani yeni Roma’yı)  kurduğunu burada ilan etmiştir.

Sütunun yüksekliği yaklaşık 35 metredir.

Elbette sütunun tarihsel öneminden ziyade tılsımına dair efsaneler de oldukça ilginç. Bu konuda özellikle Evliya Çelebi ayaklı paparazzi gibi maşallah.

Bizans döneminde sütun hanedanı kötülüklerden ve hastalıklardan koruduğuna inanılırdı. Benim en çok sevdiğim efsane ise Kontantin’in annesi Helena’nın Kudüs’ten getirdiği Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği haçın parçalarının saklandığına inanılması. Ayrıca Hz. Nuh’un asasının, Hz. Musa’ya su veren taşın ve Hz. İsa’nın dağıttığı yedi ekmeğin kırıntılarının bu sütün altında olduğuna inanılır. Dediğim gibi maşallah bol efsane barındırır bu sütun.

Biz yukarıdaki görselimize dönelim ve kısaca Konstantin sütununun süreçleri şöyle tanımlayalım:

1.IV- XII yüzyılları arasında

2.XII – XV yüzyılları arasında

3.XV yüzyılından günümüze.

Share